NSU TERÖRÜNÜN İLK KURBANI SERKAN YILDIRIM: “ALMANYA IRKÇILIKLA YÜZLEŞMEDEN ADALET YERİNİ BULMAYACAK”

1999’da Nürnberg’deki barına konulan bombayla ağır yaralanan Serkan Yıldırım, 25 yıl sonra sessizliğini bozdu. Alman makamlarının kendisini şüpheli gibi gösterdiğini, Türkiye’den de destek göremediğini anlattı.

- Advertisement -spot_img

Paylaş

ÖZEL HABER

SERKAN YILDIRIM’IN YIKILAN HAYALLERİ

Adanalı Serkan Yıldırım, 1999 yılında henüz 19 yaşında Almanya’nın Nürnberg kentinde “Pilsbar Sonnenschein” adını verdiği barını açmıştı. Farklı kültürlerden insanları bir araya getirmeyi amaçlayan bir “multikulti” mekân hayal ettiğini ifade etti.

Ancak 23 Haziran 1999 sabahı hayatı geri dönülmez şekilde değişti. Barın tuvaletine yerleştirilen bombalı düzenek infilak etti. Tuvalette el fenerini açtığında bomba patladığını belirten Yıldırım, ağır yaralandığını ancak mucizevi şekilde hayatta kaldığını söyledi. Bu saldırının NSU’nun bilinen ilk eylemi olarak kayıtlara geçtiğini belirtti.

“BENİ VE AİLEMİ SUÇLADILAR”

Saldırının ardından Alman güvenlik makamlarının olayı ırkçı terör saldırısı olarak değerlendirmediğini dile getiren Yıldırım, “Beni ve ailemi suçladılar. Kurban olduğum hâlde şüpheli muamelesi gördüm. İnsanların parmakla gösterdiği, damgaladığı bir hayata mahkûm edildim” dedi. Bu durumun sadece kendisini değil, diğer mağdurları da sessizliğe ittiğini ifade etti.

25 YIL SONRA SESSİZLİĞİNİ BOZDU

Yıldırım, aradan geçen 25 yılın ardından Nürnberg’de düzenlenen Enver Şimşek anma törenine katıldı. Burada yaptığı açıklamada, Almanya’nın hâlâ ırkçılıkla yüzleşmediğini vurguladı: “Eğer polis, saldırıyı ırkçı bir terör saldırısı olarak görseydi, belki daha sonra 9 insan öldürülmeyecekti. Ama yetkililer bu ihtimali görmezden geldi. Almanya hâlâ ırkçılıkla yüzleşmedi. Adalet yerini bulmadı” dedi.

“OFFENER PROZESS” BELGESEL MERKEZİ

Yıldırım, 2025 yılında Chemnitz’te açılan “Offener Prozess” (Açık Duruşma) belgesel merkezine de katıldığını söyledi. Merkezin NSU kurbanlarının hikâyelerini ve yaşanan adaletsizliği anlattığını belirtti. “Bu merkez, biz mağdurlar için çok önemli. Çünkü sesimizi duyurabileceğimiz, yaşadıklarımızı anlatabileceğimiz bir alan sağlıyor. Almanya ırkçılıkla mücadele etmedikçe adalet yerini bulmayacak” dedi.

UNUTULAN İLK KURBAN

Saldırıdan sonra polis dosyalarında adı yıllarca “Mehmet O.” olarak geçen Yıldırım, 2004 yılında Nürnberg’i terk etmek zorunda kaldığını söyledi. Stuttgart yakınlarında yaşamaya başladığını belirten Yıldırım, kimliğinin kamuoyundan gizlenmesinin kendisini derinden yaraladığını ifade etti: “Kendi ülkemde bile adım söylenmedi. Ben görünmez bir mağdur oldum” dedi.

“PSİKOLOJİM BOZULDU, HİÇ ÇOCUĞUM OLMADI”

44 yaşına gelen Yıldırım, travmanın hayatına etkilerini açık yüreklilikle anlattı: “Uzun süre Nürnberg’te yaşamaya devam ettim, sonra Stuttgart yakınlarına taşındım. Psikolojim bozulduğu için uzun süre bekar kaldım. Bir süre önce evlendim ama hiç çocuğum olmadı. Hayatımın en güzel yılları elimden alındı” dedi.

“TÜRKİYE BENİ HİÇ ARAMADI”

Yıldırım, yalnızca Alman makamlarından değil, Türkiye’den de beklediği desteği göremediğini belirtti: “Ne Nürnberg’deki ne de Stuttgart’taki Türk başkonsolosluğundan tek bir yetkili benimle temasa geçti. Bu beni çok üzdü. Herkes aradı, sordu, destek oldu. Bir tek Türkiye’nin temsilcileri aramadı. Onlar beni insan yerine koymasa da ben ülkemi çok seviyorum. Duyarsız yetkilileri Allah’a havale ediyorum” dedi.

TOPLUMSAL HAFIZADA BİR YARA

Yıldırım’ın hikâyesi, NSU terörünün karanlık yüzünü ve kurumsal ihmalleri gözler önüne seriyor. Hayatta kalan ilk kurban olarak, sessizliğini bozduğunu belirten Yıldırım, hem kendi hem de diğer mağdurların sesi olmaya devam edeceğini ifade etti. “Benim için gerçek adalet belki hiçbir zaman gelmeyecek. Ama bizler sesimizi yükseltirsek, gelecekte başka çocuklar aynı acıları yaşamaz” dedi.

Benzer haberler