Festival, Nürnberg’deki Tafelhalle’de gerçekleşen ve son koltuğun ötesini de zorlayan bir seyirci ilgisiyle karşılaşan bir açılış galasıyla başladı. Festival konuklarının etkileyici politik mesajları ve yoğun ilgi gören film gösterimleri ilk günlere damgasını vurdu. Açılışta jüri başkanı Dieter Kosslick, yönetmen Tevfik Başer ve Nürnberg Kültür Belediye Başkanı Prof. Dr. Julia Lehner sanatın toplumsal ve politik önemine dikkat çekti.
Haluk Bilginer, onur ödülünü Margarethe von Trotta’nın elinden alırken sanatın rolüne ilişkin şu sözlerle güçlü bir mesaj verdi: “Dil yetmediği için sanat vardır. Çünkü duyguların yoğunluğu o kadar büyüktür ki, dil onları anlatmak için her zaman yeterli kelimeleri bulamaz. Özellikle sinema, bütün sanat dallarını içinde barındıran tek sanat dalıdır; yedinci sanat olarak bunun için muhteşem bir araçtır. Çok sevdiğim bir sanatçının, Ingmar Bergman’ın dünyayla ilgili bir yorumu vardır. ‘Dünya neden bu kadar kötüye gidiyor?’ diye sorarlar. O da şöyle cevap verir: ‘Çünkü utanmazlar yönetiyor.’ Evet, bence sanat politiktir ve her zaman politik kalacaktır.”
BİLGİNER’E FESTİVALİN İKİNCİ GÜNÜNDE BÜYÜK İLGİ
Onur ödülü sahibi Haluk Bilginer, festivalin ikinci gününde de büyük ilgi gördü. Açılış galasının ardından Künstlerhaus’taki festival söyleşisinde de salonu dolduran izleyicilerle buluştu. Sanat, sanatçının bireysel sorumluluğu ve bir sanatçının hayattaki duruşu üzerine yaptığı düşünsel ve derinlikli değerlendirmelerle güçlü izler bıraktı. Bilginer, sanatçıların ve bireylerin inisiyatif almaları gerektiğini vurgulayarak, dikkat çekmemek için sürekli başını kabuğuna çeken bir kaplumbağa gibi davranmamak gerektiğini söyledi. Haluk Bilginer büyük bir sevgi seliyle uğurlandı.
Pazartesi günü (bugün 2 Mart) Künstlerhaus, festivalin bir diğer önemli etkinliğine ev sahipliği yapacak: Yönetmen Nebil Özgentürk’ün imzasını taşıyan Zülfü Livaneli belgeselinin uluslararası prömiyeri gerçekleştirilecek. Gösterimin ardından Zülfü Livaneli’nin de katılacağı bir söyleşi yapılacak.
Festival, ilk dört günde 3.500’ün üzerinde izleyiciye ulaşarak son on yılın en yüksek seyirci sayılarına doğru ilerliyor. Beklenmedik aksaklıklar yaşanmadığı takdirde, festivalin geri kalan günlerinin de bu güçlü başlangıcın ruhuyla geçmesi bekleniyor. Böylece 30. yıl festivali, sanatsal niteliği, canlı tartışmaları ve hissedilen güçlü atmosferiyle, bir jubile festivalinden beklenen nitelikte bir kültür etkinliği olarak şekillenebilir.
30’uncu Türkiye Almanya Film Festivali 8 Mart’a kadar devam edecek. Festival boyunca 80’den fazla sanatçı Nürnberg’de konuk olacak ve toplamda 8.000’in üzerinde izleyici bekleniyor.







